11 Eyes

11eyes, karanlık atmosferi ve gizemli evreniyle dikkat çeken bir anime olmasına rağmen, potansiyelini tam olarak kullanamayan yapımlardan biri olarak değerlendirilebilir. Hikâye, Kakeru ve Yuka’nın aniden “Kızıl Gece” adlı alternatif bir dünyaya çekilmesiyle başlıyor. Bu dünyanın kırmızı gökyüzü, tehditkâr yaratıkları ve anlam verilemeyen savaşçıları, seriye ilgi uyandıran bir başlangıç sunuyor. Açıkçası 11eyes’in en güçlü yanı da bu atmosfer oluyor; müzikleriyle birlikte karanlık ve gerilimli bir hava yaratmayı başarıyor.

Ancak hikâye ilerledikçe karakter yazımındaki zayıflıklar öne çıkıyor. Kakeru’nun yavaş gelişen kişiliği, Yuka’nın ise çoğu zaman tutarsız ve abartılı tepkileri izleyiciyi yer yer yorabiliyor. Olayların hızlı geçişlerle ilerlemesi, bazı sahnelerin aceleye getirilmiş gibi hissettirmesine sebep oluyor. Bu durum özellikle final bölümlerinde belirginleşiyor; açıklanmaya ihtiyaç duyan noktalar yüzeysel geçiliyor ve hikâye olduğundan daha küçük bir ölçeğe sıkıştırılmış izlenimi veriyor.

Buna rağmen 11eyes tamamen izlemeye değmez bir yapım da değil. Kısa oluşuyla vakit kaybettirmiyor, karanlık fantezi sevenler için tatmin edici anlar sunuyor ve özellikle müzikleri hâlâ hatırlanan unsurları arasında. Sadece derinlikli karakter işlenişi veya geniş açıklamalı bir evren bekleyen izleyicilerin beklentisini tam karşılamayabilir.

Genel olarak 11eyes, atmosferiyle öne çıkan fakat anlatımındaki acelecilik ve karakter işlenişindeki eksiklikler nedeniyle ortalama seviyede kalan bir seri olarak değerlendirilebilir.

Bölümler: