Ben bir "JoJo’s Bizarre Adventure" hayranıyım. Ancak çok sıkı bir manga okuyucusu değilim. Bu yüzden JJBA'nın büyük bir fanı olmama rağmen, şimdiye kadar mangayı okumak için özel bir çaba sarf etmemiştim. Bu yazıyı yazdığım sırada, manganın sadece ilk altı bölümü David Production tarafından animeye uyarlanmış durumdaydı. Konuya yabancı olanlar için; JJBA, 1800'lerin İngiltere'sinden başlayıp 2001'in İtalya'sı gibi yerlere uzanan, tarihin farklı dönemlerinde geçen görkemli bir anlatı sunar. Her bir "part" (bölüm), genellikle Joestar ailesinin bir üyesini ve her bölümde değişen bir karakter kadrosunu takip eden bağımsız bir hikaye görevi görür.
Neyse, konuyu dağıtmayayım. JJBA’nın 7. Bölümü’nü, yani tüm zamanların en iyi mangalarından biri olarak adlandırılan eseri okudum. Peki, bu iddia gerçeği yansıtıyor mu? İşte karşınızda "JoJo’s Bizarre Adventure Part 7: Steel Ball Run" incelemem. Büyük sürprizbozanlar (spoiler) yok, merak etmeyin.
Bu bölüm, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Steel Ball Run (Çelik Top Koşusu) etrafında dönüyor. Bu, bizi San Diego'dan New York'a götüren bir at yarışı. Tabii tüm bunların 1890 yılında geçtiğini unutmayın. Hikaye başlar başlamaz birkaç yarışçıyla tanışıyoruz; nereden geldiklerini ve neden yarıştıklarını öğreniyoruz. Bu giriş, dünyayı gerçekten derinleştiren ve karakterlerin motivasyonlarındaki karmaşıklığı daha en başından ortaya koyan bir tarzda yapılmış.
Ardından asıl ana karakterlerle tanışıyoruz. Bölüm boyunca Johnny Joestar ve Gyro Zeppeli'yi takip ediyoruz. Seri şimdiye kadar bizi Joestar soyunun tartışmasız bir şekilde spot ışıklarını üzerine toplayacağına alıştırdıysa da, bu iki yarışçı arasındaki düalite, bu bölümü bu kadar unutulmaz kılan şeylerden biri. Hatta Gyro, zaman zaman Johnny'ye bir nevi mentorluk yapıyor ve bu da ilişkilerinin geliştiği bir temel oluşturuyor.
Kısa bir tanıtım yapacak olursak: Johnny Joestar belden aşağısı felçli bir karakter ancak onu diğerlerinden ayıran bolca profesyonel yarışçılık deneyimine sahip. Gyro Zeppeli ise altın dişleri, gizemli geçmişi ve çelik topları olan bir yarışçı. Bir aksiyon mangası olarak JJBA; sadece birden fazla güç sistemine sahip olmakla kalmayıp, bu sistemlerin her biri aracılığıyla hem hikayeyi hem de karakterleri keşfetmenin yaratıcı yollarını bularak kalıpları yıkıyor.
JJBA'yı Stand'ler veya Hamon ile tanıyor olsanız da, Steel Ball Run bunlara "Spin" (Döngü) adı verilen yeni bir güç sistemi daha ekliyor. Sadece belirli bir kesim tarafından bilinen kadim bir sanat olan Spin, Gyro’nun imza tekniği ve çok çeşitli kullanım alanlarına sahip.
Bu manga, JJBA'dan beklediğiniz her şeyi ve daha fazlasını sunan, gerçekten inanılmaz bir eserdi. 95 bölüm boyunca Steel Ball Run sizi 6.000 kilometrelik bir yarış, siyasi entrikalar, yoğun aksiyon sahneleri ve serideki en benzersiz Stand'lerle dolu çılgın bir yolculuğa çıkarıyor. JJBA ile ilgilenmeseniz bile herkesin bu mangayı okumasını tavsiye ederim. Eğer kafanız karışırsa, bana güvenin, doğru yoldasınız demektir.
Steel Ball Run'a 10/10 vermek bence oldukça yerinde bir karar ve gelecekte kesinlikle tekrar okuyacağım. Gözüm üzerinde olacak.